Ana içeriğe atla

Kayıtlar

OCAK 2018 Filmlerim (Bölüm 2)

GHOST IN THE SHELL (ANİMASYON)   Yapım Yılı:  1995   Yönetmen:  Mamoru Oshii   IMDB Puanı:  8/10   Benim Puanım:  6/10   Ghost in the Shell ismini ilk defa Scarlett Johansson'lı filmi çıktığı zaman duydum ve tabi ki gördüğüm pek çok olumsuz yorumdan sonra bu film yerine orijinal animesini izlemeye karar verdim. Filmin aksine anime çok övülüyor fakat ben belki de izlediğim anın şartlarından (çocuklar ve her on dakikada bir benden bir şey istemeleri...vs.) dolayı övüldüğü kadar sevemedim. Daha önce anime izlemişliğim de yok açıkçası Sailor Moon (Ay Savaşçısı)'nı saymazsak. Ama hareketlilik, renklerin kullanımı ve müzik anlamında gayet güzeldi. Ayrıca hikayenin geçtiği ortama dair vermek istediği hissi çok güzel geçiriyor size. O konuda herhangi bir zorluk yaşamadım.    Fakat anlatmak istediklerini anlamak için epey kafa yormak gerekiyor her ne kadar Matrix'ten bu tarz şeylere alışık olsak da. (Bu arada Ma...

Avrupa'da Bir Betül - Bölüm 1

  Merhaba,   Üzerinden çok uzun zaman geçti biliyorum fakat bu yazıyı ancak hazırlayabildim. İlk niyet ettiğimde gerekli notlarımın yarısını kaybettiğimi farkettim ve çok üzüldüm. Ama daha sonra hiç beklemediğim bir zamanda kaybolan notlarımı geri buldum ve deli gibi sevindim. Ve hemen işe koyuldum.   İlk olarak seyahat defterimi ( travel bullet journel ) hazırladım ve uzun uğraşlardan sonra onu tamamlayınca da işte buraya gelerek yaşadıklarımı sizlerle paylaşmaya ama daha da önemlisi gelecekteki kendime not düşmeye geldim.   Öncelikle bu seyahat nasıl ortaya çıktı ondan bahsedeyim biraz. Aslında günün birinde yurt dışına gidebileceğime dair tek umudum kırklı yaşlarımdı. Onda da herhalde ancak Bosna'ya filan giderim diye düşünüyordum. (Mesafe vs. bakımından.) Fakat öyle olmadı. Bir gün eşim beni aradı ve okulunun folklor ekibinin, otobüsle yaklaşık on günlük bir Avrupa turuna çıkacağını ve istersek bizim de katılabileceğimizi ama hemen karar vermemiz gerekt...

OCAK 2018 Filmlerim (Bölüm 1)

  Merhabalar,   Uzun zamandır bloğa yazı koymadığımın farkındayım ama bunu değiştirmeyi istiyorum. Yazdığım yazıların, üzerinde düşünülmüş ve çalışılmış olmasını istediğim için erteleyip duruyorum açıkçası bu yazı işini ama bunu yapmak için yeterli konsantrasyon da sağlayamıyorum. Ve bu böyle bir helezon gibi kıvrılıp duruyor bir türlü çıkışa varamıyorum.   Her neyse bugün not defterime bakıyordum ve Ocak ayında epeyce film izlediğimi farkedince kısa kısa bunlar hakkında düşündüklerimi yazayım dedim. İşte başlıyoruz:     DANGAL       Yapım Yılı: 2016   Yönetmen: Nitesh Tiwar i      IMDB Puanı: 8,6/10   Benim Puanım:  6,7/10   Dangal klasik bir Aamir Khan filmi.   Eğer daha önce Khan'ın herhangi bir filmini izlediyseniz   aşağı yukarı ne beklemeniz gerektiğini de  bilirsiniz.    Beni bu filmi izlemeye iten öze...

ÖLMEDEN ÖNCE YAPILACAK 100 ŞEY

  Bu aralar yapmayı en çok sevdiğim şeylerden biri de blog okumak. İnstagram hesabından (@kederlikavun) takip ettiğim sevgili  Șeyma Mektepli  'nin de bloğu olduğunu farkedince hemen okumaya başladım ve başlıkta gördüğünüz yapılacaklar listesine dair bir yazısına denk geldim. Hoşuma gitti ve eğlenceli bir şeyler yapmak için tam sırası diye düşünüp ben de kendi listemi hazırladım. (Bazıları çocukluğumdan beri hayalim olan ve hali hazırda yeni gerçeklestirdiklerim ve üstleri çizili.) Yaptığım maddelerin üstünü çizmeye devam edeceğim elbette. Bir de henüz yüz maddeye ulaşamadım ama yeni keşiflerde bulunup okumaya devam ettikçe öğreneceklerim, eminim yeni istekler oluşturacaktır bende. Sizin tavsiyeleriniz veya listeleriniz varsa ve benimle paylaşırsanız mutlu olurum. Keyifli okumalar. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ İkinci üniversiteye başla ve bitir.(Edebiyat Bölümü) Nemrut Dağı'na çık. Kapadokya'yı gör. İngilizce öğren. (Okuma ve konuşma) IMDB Top2...

Whiplash Güzellemesi

İzlemeyi henüz bitirdiğim Whiplash'le ilgili duygularımı yazıya aktarmaya çalışıyorum şu an ama film biter bitmez bir şeyler yazmak çok iyi bir tercih değil aslında.* Zira henüz hazmedilmemiş bir filmin bünyede bıraktığı etki sonradan değişebilecek yorumlar yapmaya sebebiyet verebilir. Hem olumlu hem olumsuz anlamda. Gel gör ki Whiplash'le ilgili o kadar heyecanlıyım ki en son ne zaman kendimi bir filme bu kadar kaptırıp akan yazılara hayran hayran baktım bilmiyorum. Bu kesinlikle izlediğim ve izleyeceğim en iyi yapıtlardan biri. Hatta şöyle söyleyeyim ilk üçte sapasağlam bir yer edindi kendine. Hala kulaklarımda "Caravan" çalıyor ve "Aman Allah'ım ! O nasıl bir çalış, bu nasıl bir film?" BA YIL DIM! Bayıldım! Söylemek istediğim pek çok şey olmasına karşın durup durup gülüyorum, ben ne izledim böyle? Gecenin şu vaktinde** kulaklığımdan taşan bateri sesinin bende kuş cıvıltısı gibi bir etki bırakması çok mu anormal?    Bir kere şunu hemen belirtmek ...

La La Land'e Dair

                       !! SPOILER ALERT !!    Öyle çok övmek istiyorum ki La La Land'i. Ama öyle böyle değil yani. Bütün o nostaljik filtreler, klasik müzikallere yapılan göndermeler, her biri birbirinden eşsiz arka planlar... Herhangi bir yerinde durdur filmi ve yazıcıdan o anın çıktısını al, as duvara. Öyle güzel.    Üstelik herkes gibi ve hatta Akademi gibi Emma Stone'u değil Ryan Gosling'i parlatmak istiyorum sanki gerçek olan kendi değil de oynadığı karaktermiş gibi bir performans ortaya koyduğu için. Allah'ım hele o müzikler. City of Stars on numara olmuş her ne kadar filmin Soundtrack'ini çok daha önceden dinlemeye başlamış olsam da hem Spotify'da bu şarkı yoktu hem de doğal olarak hepsi enstrümanteldi. Bayıldım.    Beni takip edenler zaten bu filmi ne kadar çok izlemek istediğimi bilirler. Nihayet izledim işte ve her şey gerçekten çok güzel-di. Taa ki....... sonuna kadar. Şimdi bur...

Postcrossing Nedir?

  Postcrossing 'den ilk defa sevgili Serrose 'nin bloğunu okuduğumda haberim olmuştu. Bir süre aklımda dönüp duran bu işe girişme fikri aylar sonra olgunlaştı ve siteye üye olmaya karar verdim. İngilizce -maalesef- bilmediğim için biraz zorlansam da Google ve Yandex 'in Translate sitelerini birlikte kullanarak epeyi bir aşama kaydettim açıkçası.   Öncelikle kısaca Postcrossing'in ne olduğundan bahsedeyim: Bu, uluslararası bir kartlaşma sitesi.  Siteye üye olup geçerli bir mektup adresi veriyorsunuz. Ve kendinizle ilgili bölüme ne tür kartlar almak istediğinizi, nelerden hoşlandığınızı, kartlarınızda özellikle yazılmasını istediğiniz bir şey varsa onu (tarih, kendi dilinde bir cümle vs.) ve zarf isteyip istemediğinizi belirtiyorsunuz. Sitede genellikle zarf istenmiyor ve karta güzel bir pul yapıştırmanız rica ediliyor. Çünkü üyelerin büyük bir çoğunluğu bu işe gönül vermiş koleksiyonerlerden oluşuyor. Ayrıca eğer istemezseniz kendi ülkenizden de kart almıyors...