Ana içeriğe atla

Kayıtlar

BİZİ BEKLERKEN

Fotoğraf: Bünyamin Bulut  Sokağın köşesinde durdum, bizi bekliyorum. İnsanlar yanımdan geçip gidiyor. Bazıları bana bir omuz vurup devam ediyor yoluna. Oysa yol ortasında değilim. Aksine, mümkün olduğu kadar köşeye sokulmuşum. Yine de çarpıyorlar. Çarptıktan sonra bir göz teması, özür dileme… Hayır, bir kişi bile dönüp bakmıyor. “Eskiden ben de böyle miydim?” diye düşünüyorum. Bu, sonunda deniz görünen, daracık, parke taşlı sokağın köşesinde durup,  bizi beklemek zorunda olmadığım o güzel zamanlarda ben de böyle miydim? Ben de çarpıp geçiyor muydum geçmişini bekleyen, acıdan görünmez olmuş insanlara? Sokağın iki yanında sıralanmış o eski, çoğunun pencerelerinde hala soba boruları tüten, ahşap kapıları teneke ile yamanmış güzel evlere bakıyorum. Yıllar geçti, hiç eskimedi bu evler.  Eskimediler; çünkü onları ilk gördüğüm zamanlarda bile daha fazla eskiyemeyecek kadar eskiydiler. Gerçi o zamanlar ben bu evlere bakmazdım. Yanımda sen olurdun çünkü. Bu sokaktan geç...

Avrupa'da Bir Betül - Bölüm 2

  Merhaba, uzun bir aradan sonra gezi yazımın devamı ile buradayım. Üstünden zaman geçtikçe aklımda kalanlar azalıyor,o yüzden de daha fazla beklememeye karar  verdim yazmak için. Ama öncelikle bu seyahat ile ilgili genel olarak söylemek istediğim bazı şeyler var.     Gezimizin çok hızlı geçtiğinden bahsetmiştim sanırım. O yüzden de herhangi bir şehri gerçekten görmeye yetecek vaktimiz olmadı hiç. Sadece üstünkörü birer ziyaret olarak kaldı maalesef hepsi. Ama tüm bunlara rağmen mutluyum çünkü belki de hayatta oraları görebilmek adına başka fırsat çıkmayacak karşıma. Ya da çıkarsa artık nasıl daha iyi gezilir bir şehir, bumu tecrübe etmiş oldum. Ve şunu da muhakkak eklemem gerek, özellikle Avrupa'da herhangi bir tura bağlı kalmadan gezmek hiç de zor değil. Ben gözümde çok büyüttüğümü fark ettim bu seyahatim sırasında "yurt dışına çıkma" olayını. Gerçekten güvenle gezebilirsiniz, korkmaya gerek yokmuş. Ya da dil bilmiyorum diye endişelenmeye. Bir kaç kel...

MART 2018 Filmlerim

LEGO BATMAN MOVIE Yapım Yılı:  2017   Yönetmen:  Chris McKay   IMDB Puanı:  7,3/10   Benim Puanım:  6/10   Öncelikle şunu söylemek isterim, bu filmden zevk almak için Batman'e dair bir kaç şey bilmeniz kafi ama delice gülmek istiyorsanız daha çok şey bilmenizde yarar var.    Film en başında şu şahane sahne ve muazzam şarkıyla seyirciyi yakalıyor. Animasyon sevmiyorsanız ya da legolarla yapılan bir şey size saçma geliyorsa bile bir şans verin derim. Eğlenmekten hoşlananlar için sözüm tabii. Çünkü ben animasyon sevmeme rağmen "lego" fikrine alışamamıştım başlarda, o ne biçim animasyon ya, filan diyordum içimden, fakat ilk lego filmini oğlumla beraber izledikten sonra bağımlısı oldum resmen bunların. Ve gerçekten de hepsi çok eğlenceli.   Tamamen espri, espri, espri yapan ama arada çizgisini bozmadan duygusallık doneleri de veren tempolu, heyecanlı ve hepsinden önemlisi de Batman - Joker ili...

ŞUBAT 2018 Filmlerim (Bölüm 2)

Şubatın üzerinden 4 ay geçtikten sonra yazmaya fırsat bulabildiğim için bu yazıyı, elbette izlediğim filmler hakkında o anki tüm hislerimi ve düşüncelerimi hatırlayamıyorum. Bu sebeple bu yazıda yer alan filmleri daha genel hatlarıyla ve hatırımda kalanlarla değerlendireceğim. Öyleyse başlayalım: BLACK PANTHER   Yapım Yılı:  2018   Yönetmen:  Ryan Coogler   IMDB Puanı:  7,5/10   Benim Puanım:  7/10   Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu filmi iki bölümde inceleyeceğim. Bunun sebebi de aynı anda iki farklı önemi haiz olması. Birincisi eğer benim gibi siz de bir MCU (Marvel Cinematic Universe) sever iseniz filme bakış açınızdaki öncelik filmin Sinematik Evren'deki yeri ve biçimi olacaktır. Bu şekilde baktığım zaman  eli ayağı düzgün ve başarıyla kotarılmış bir ilk hikaye görüyorum. Daha önce Black Panther 'in herhangi bir çizgi romanını okumadığım için sadece önceki filmden (Captain America: Civil War) b...

ŞUBAT 2018 Filmlerim (Bölüm 1)

CEBİMDEKİ YABANCI   Yapım Yılı:  2018   Yönetmen:  Serra Yılmaz   IMDB Puanı:  7,2/10   Benim Puanım: 5,8/10   Filmin fragmanını ilk gördüğümde epeyi ilgimi çekmişti ve çok heyecanlanmıştım.    Çocukları babalarıyla bırakıp, kendime tatil ilan ettiğim bir gün filmi sinemada izleme fırsatı buldum. Filmin kadrosu da baya afiliydi açıkçası. Özellikle Çağlar Çorumlu'nun izleme nedenlerimden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ayrıca filmin orijinalinin İtalyan yapımı olduğunu ve bunun bir uyarlama olduğunu da biliyordum. Dolayısıyla filmin yönetmeni Serra Yılmaz'ın İtalya ile olan bağlantıları ve Ferzan Özpetek'in filmin yapımcılarından biri olması beni filme yükselten en önemli faktörlerdendi.   Gelgelelim ben filmden beklediğim karşılığı alamadım: Akış bir türlü ritmini bulamadı, hikaye fazlasıyla tahmin edilebilir ve baştan sonunu belli eder nitelikteydi. Ve filmin üzerine kurulduğu tema günümüzd...