Ana içeriğe atla

BİR DOĞUM GÜNÜ MERASİMİNİN SOSYOLOG ŞİİRİ İLE ŞERHİ




“80’lerin slow şarkılarıdır sebep
biraz da
İnsanları sömürgecilerine benzeten”*

Doğum günü partileri ne zaman bu toprakların insanlarının hayatlarına girdi, artık hatırlamıyoruz. Bir pastanın üzerinde yanan mumları dilek tutarak üflemenin Anadolu’nun Türkleşmesi ile ilgisini bilmiyoruz. Fakat bazı doğum günü kutlama adetleri var ki onlar biz yaşarken hayatımıza girdi. Doğmak bambaşka bir boyut kazandı. Öyle kutlanılası, öyle şenlikli, öyle...

“Kravatla aynı desen göğüs cebi mendilleri
Bir toplum sırf bu yüzden ölmüş olabilir mi?”**

Olabilir. Masa örtüsünden peçetelere her detay tek tek düşünülmüş. Zamanımızın kurbanı, evin ve çocuğun bakımının boynuna yüklenildiği kadın, bu işe günlerce beden ve zihin gücü harcamış. Sömürgeciliğe, toplumsal cinsiyete, kapitalizme, tüketim toplumu modelinin muhafazakar kesimin alışkanlıkları üzerindeki etkilerine boşvermiş. Okumuş tabii ama kendini incitmemiş. İslam, kadına değer verirmiş, asrı saadette  zenginler varmış, mevlid de Hz. Peygamber’in doğum günüymüş.

“Penyelere inanıyorduk
Doğum günü şarkılarına, pastalara ve mumu üfleyen kişiye
İyi ki doğmuş olmanın neşeli gerekliliğine.”***

Bu çocuk 6 yaşında. Bu çocuğu tüm dünyadaki diğer çocuklardan ayıran erdemdir, 6 yaşında olması. Platon’un erdemlerinin altıncısı. Bu çocuk şimdi altı yaşındaysa bu tüm dünyaya duyurulmalı ve neşeyle kutlanmalıdır. İyi ki doğdun bizim çocuk!

Tabii ki doğmak iyidir! Hayat güzeldir.  Dünyadaki tüm çocuklar senin kadar mutlu ve şanslıdır. Değilse de bu senin sorunun değil çocuk. Olmasın. Sen böyle yetiştirileceksin. Büyük felaket deyince aklına internet kesintisi gelecek. Sakın kederlenme. Keder nedir bilme. İstediğin tüm oyuncaklar alınacak. Kaygılanma. Şımarmak senin en doğal hakkın. Ergenliğe erişince de depresyona girmek...

Sevileceksin. Ebeveynin bunu sana göstermek için türlü yollara başvuracak. Zoraki okullar bitireceksin. Sonra büyük adam olacaksın. İşinden memnun olmayan, ailesi ile arası açık, arabası güzel, prezentabl, Avrupa’ya yerleşme hayalinde kocaman bir adam. İyi ki doğdun!

“Zaten amaç 52 yıl sonra
Hiç bakılmayacak fotoğraflarda en iyi yeri kapmak.”*

Kameralar hazır mı? Kocaman gülüşler? Gülüşlerden taşan ikna edici neşeler? Biri vakıayı baştan sona kaydetmeli. Başka birileri en mühim anları yakalamalı. Çocuğun diğer çocuklarla ve yetişkinlerle farklı kombinasyonları alınarak tekrar tekrar flaşlar patlatılmalı. Kıskançlıkları, gösteriş merakını, çekişmeleri, art niyetleri, dedikoduları, sahtekarlıkları saklayın lütfen. Rahat dur be çocuk, kıpırdama. Gülümseyin!

Tuba YILMAZ

*Osman Konuk/ Kır Düğünü .

** Osman Konuk/ Sakinlik şiirinden.

*** Osman Konuk/ Penye ve Hakikat.

Yorumlar

  1. Evet, bu saçmalıklar gerçek ama senin gibi aklı selim düşünenler de gerçek. Artılar eksileri götüremese de dengeleyecek.

    YanıtlaSil
  2. Your article is extremely useful.Everyday your diary inspire ME nice deal} and helped to develop one thing new like I actually have developed a replacement app how to install spotify premium apk android
    : this is often great and pleasurable.Thanks for the awing posts , please keep updated often.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TRUE BEAUTY ve AKRAN ZORBALIĞI

  Türkiye'de akran zorbalığı ile alakalı ilk tez 2001 yılında yazılmış ve o yıllarda çok dikkat çekmemiş. Oysa günümüze doğru geldikçe bu konuda yazılan tezlerin inanılmaz bir hızla arttığını görüyoruz.  YÖK-Tez'deki verilere göre konuyla alakalı olarak 2021 yılında 28, 2022'de 36 ve 2023 yılında 37 adet tez yazılmış. Google Akademik'te ise 2020 yılından bu yana akran zorbalığı içerikli 3530 adet makaleye ulaşabiliyoruz. Bu da demektir ki dünyada olduğu gibi ülkemizde de akran zorbalığı her geçen gün artarak devam ediyor. 2023 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi'nde yer alan Tüm Boyutlarıyla Akran Zorbalığı adlı makalede Mahi Aslan ve Mehmet Oğuz Polat konuyla alakalı olarak "Akran zorbalığı toplumumuzda yaygınlaşarak kritik bir halk sağlığı sorununa dönüşmektedir... Akran zorbalığını tanımlamak için önemli kriterler vardır; zorbalığın sistematik olarak devam etmesi, güç dengesizliğine sahip olması, kasıtlı olması gibi. Zorbalığı deneyimlemek...

Postcrossing Nedir?

  Postcrossing 'den ilk defa sevgili Serrose 'nin bloğunu okuduğumda haberim olmuştu. Bir süre aklımda dönüp duran bu işe girişme fikri aylar sonra olgunlaştı ve siteye üye olmaya karar verdim. İngilizce -maalesef- bilmediğim için biraz zorlansam da Google ve Yandex 'in Translate sitelerini birlikte kullanarak epeyi bir aşama kaydettim açıkçası.   Öncelikle kısaca Postcrossing'in ne olduğundan bahsedeyim: Bu, uluslararası bir kartlaşma sitesi.  Siteye üye olup geçerli bir mektup adresi veriyorsunuz. Ve kendinizle ilgili bölüme ne tür kartlar almak istediğinizi, nelerden hoşlandığınızı, kartlarınızda özellikle yazılmasını istediğiniz bir şey varsa onu (tarih, kendi dilinde bir cümle vs.) ve zarf isteyip istemediğinizi belirtiyorsunuz. Sitede genellikle zarf istenmiyor ve karta güzel bir pul yapıştırmanız rica ediliyor. Çünkü üyelerin büyük bir çoğunluğu bu işe gönül vermiş koleksiyonerlerden oluşuyor. Ayrıca eğer istemezseniz kendi ülkenizden de kart almıyors...

Avrupa'da Bir Betül - Bölüm 4

8. GÜN    Sabahın erken saatlerinde Roma'dayız. Her zamanki gibi otobüsümüzü park edip yürüyor ha yürüyoruz. Vatikan'da yaklaşık 45 dk. sıra bekledikten sonra St. Peter Bazilikası'na girme sırası nihayet bize geliyor ve güvenlikten geçip ilerliyoruz. Bu sırada Papa'yı korumaya yemin etmiş İsviçreli askerleri görüntüleme şansı buluyorum. Renkli kıyafetleriyle hemen dikkat çekiyorlar.        Buranın gerçekten muhteşem bir mimari eser olduğunu belirtmem gerek. Daha en başta kapısındaki etkileyici tasvirlerle büyüleniyorum. İçerisi de adeta sanata boğulmuş gibi. Tek bir yer boş geçilmemiş. Burada gezerken yanımda bir sanat tarihçisi olmasını çok isterdim doğrusu. Bütün o tasvirler, heykeller... Tek tek hepsinin hikayesini dinlemek isterdim.     Yaklaşık bir saat bazilikanın içinde gezdikten sonra hediyelik eşya bölümünden kendime Michelangelo'nun meşhur " Adem'in Yaratılışı " res...