Ana içeriğe atla

Çizgi Roman Üzerine - 2



  Küçüklüğümden beri süper kahramanlara ve fantastik dünyalara ilgim var. Bunun en büyük etkeninin de izlediğim çizgi filmler olduğunu düşünüyorum.

  Spiderman'in 2000'lerin başında Show Tv'de yayınlanan güzel bir serisi vardı. (Benden sonraki jenerasyon bu ve benzerlerini Fox Kids'ten izlemiş, yeni haberim oldu.) Hiç kaçırmadan izlerdim. Bu da Spiderman dışında o dünyaya ait olan başka karakterlerden haberdar olmamı sağladı. Bundan başka Iron Man var aklımda kalan, düzensiz de olsa izlediğim. Ama bir unutulmayacak çizgi dizi daha var ki o da muhteşem introsuyla akıllara kazınan X-Men tabi ki.

  Iron Man ve Spiderman'in filmleri yapıldığında inanılmaz heyecanlanmış ve çok mutlu olmuştum. Spiderman'in binalar arasında uçuşunu görmek bile sinemaya verdiğim paraya kat kat değdiğini düşündürtmüştü bana o zamanlar. Iron Man'e ise tabir-i caizse tutulmuştum. Robert Downey Jr.ın muhteşem oyunculuğuyla ekstra güzel bir iş çıkmıştı ortaya.

  İşte böyle bir vaziyette 26 yaşıma geldiğimde Youtube'da "geek" içerik üreten kanallarla tanıştım. Sanırım ilk olarak Game of Thrones bölüm incelemelerine rastlamıştım ve ardından bir baktım benim sevdiğim her şey hakkında konuşuyorlar, haber yapıyorlar. Çok sevindiğimi itiraf etmeliyim çünkü benim çevremde maalesef bu konularla ilgilenen pek kimse yok. Üstüne üstlük bazıları bir de bu tarz kitap, film vs. şeyleri de boş beleş işler olarak nitelendiriyor.

  Bu kanalları takip etmeye başlayınca çizgi romanların geçmişte kalmadığını, halen basılıp zevkle okunduğunu da keşfetmiş oldum. Ve ben de çizgi roman okumak istedim. Tabi ki nereden başlayacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu ve biraz araştırınca anladım ki bu dünyaya ortadan dalmaktan başka çare yok. Çünkü özellikle süper kahraman hikayeleri on yıllardır basılmaya devam ediyor. Üstelik zaman zaman kendi evrenlerini ya baştan başlatıp yeniliyorlar ya da paralel evren hikayeleri yazıyorlar. Baştan başlayayım da okuyayım diye bir seçenek yok doğal olarak. Ben yine de tavsiye almak istedim ve çok sevdiğim bir Youtube kanalına (Kafeinsiz) ne okuyabilirim diye sordum. Kanalın sahibi de (Berk Gün) bana Batman: Baykuşlar Divanı'nı önerdi. Yeni çıkmış bir ciltti ve okuyup beğendiğini söyledi. Böylece ilk kitabım belli oldu ama internetten tek bir kitap almak avantajlı olmayacağı için ben yanına da rastgele bir kitap seçtim ve o da Hawkeye: Bir Silah Olarak Yaşamım oldu.

  İlk olarak Hawkeye'a başladım. Espri yönü kuvvetli, kolay okunan, çizimleri daha grafik görüntüsü veren, tatlı bir polisiye filmini andıracak tarzda eğlenceli bir kitaptı ki zaten ben de kahvaltımın yanına eşlikçi yaparak okudum onu. Neticede sevdim ve hatta sonrasında ikinci cildi olan Hawkeye: Küçük İsabetler'i de aldım.



  Sonrasında Batman'i okudum ve büyük Batman hayranlığım başlamış oldu böylece. Bu kitabın hem hikayesi hem çizimleri daha etkileyiciydi. Gotham'ın karanlık dünyasını çok iyi hissettirmekle birlikte Batman'in karakterini de başarılı bir şekilde yansıttığını düşünüyorum. Bunun da ikinci cildini hemen alıp okudum ve üçüncüyü merakla bekliyorum.



  Bir sonraki yazımda diğer çizgi romanlarımdan bahsedeceğim.

  Selametle.

  Dinleyin: Enter Sandman- Metallica (Üniversitedeyken kuzenimle Guitar Hero'da çok çaldığımız bir parça. Zaten çalma listesinde Metellica'dan başka bir şey yoktu.:) )

Yorumlar

  1. Sevdiğimiz içeriklerin gereksiz olmadığını bilakis eğlenceli olduğunu düşünen insanları bulmak gerçekten zor. Bulunca sıkıca sarılmalı, bırakmamalı 😅😅
    Şarkıyı açtım, ilk defa dinliyorum 🤭

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TRUE BEAUTY ve AKRAN ZORBALIĞI

  Türkiye'de akran zorbalığı ile alakalı ilk tez 2001 yılında yazılmış ve o yıllarda çok dikkat çekmemiş. Oysa günümüze doğru geldikçe bu konuda yazılan tezlerin inanılmaz bir hızla arttığını görüyoruz.  YÖK-Tez'deki verilere göre konuyla alakalı olarak 2021 yılında 28, 2022'de 36 ve 2023 yılında 37 adet tez yazılmış. Google Akademik'te ise 2020 yılından bu yana akran zorbalığı içerikli 3530 adet makaleye ulaşabiliyoruz. Bu da demektir ki dünyada olduğu gibi ülkemizde de akran zorbalığı her geçen gün artarak devam ediyor. 2023 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi'nde yer alan Tüm Boyutlarıyla Akran Zorbalığı adlı makalede Mahi Aslan ve Mehmet Oğuz Polat konuyla alakalı olarak "Akran zorbalığı toplumumuzda yaygınlaşarak kritik bir halk sağlığı sorununa dönüşmektedir... Akran zorbalığını tanımlamak için önemli kriterler vardır; zorbalığın sistematik olarak devam etmesi, güç dengesizliğine sahip olması, kasıtlı olması gibi. Zorbalığı deneyimlemek...

Postcrossing Nedir?

  Postcrossing 'den ilk defa sevgili Serrose 'nin bloğunu okuduğumda haberim olmuştu. Bir süre aklımda dönüp duran bu işe girişme fikri aylar sonra olgunlaştı ve siteye üye olmaya karar verdim. İngilizce -maalesef- bilmediğim için biraz zorlansam da Google ve Yandex 'in Translate sitelerini birlikte kullanarak epeyi bir aşama kaydettim açıkçası.   Öncelikle kısaca Postcrossing'in ne olduğundan bahsedeyim: Bu, uluslararası bir kartlaşma sitesi.  Siteye üye olup geçerli bir mektup adresi veriyorsunuz. Ve kendinizle ilgili bölüme ne tür kartlar almak istediğinizi, nelerden hoşlandığınızı, kartlarınızda özellikle yazılmasını istediğiniz bir şey varsa onu (tarih, kendi dilinde bir cümle vs.) ve zarf isteyip istemediğinizi belirtiyorsunuz. Sitede genellikle zarf istenmiyor ve karta güzel bir pul yapıştırmanız rica ediliyor. Çünkü üyelerin büyük bir çoğunluğu bu işe gönül vermiş koleksiyonerlerden oluşuyor. Ayrıca eğer istemezseniz kendi ülkenizden de kart almıyors...

Avrupa'da Bir Betül - Bölüm 4

8. GÜN    Sabahın erken saatlerinde Roma'dayız. Her zamanki gibi otobüsümüzü park edip yürüyor ha yürüyoruz. Vatikan'da yaklaşık 45 dk. sıra bekledikten sonra St. Peter Bazilikası'na girme sırası nihayet bize geliyor ve güvenlikten geçip ilerliyoruz. Bu sırada Papa'yı korumaya yemin etmiş İsviçreli askerleri görüntüleme şansı buluyorum. Renkli kıyafetleriyle hemen dikkat çekiyorlar.        Buranın gerçekten muhteşem bir mimari eser olduğunu belirtmem gerek. Daha en başta kapısındaki etkileyici tasvirlerle büyüleniyorum. İçerisi de adeta sanata boğulmuş gibi. Tek bir yer boş geçilmemiş. Burada gezerken yanımda bir sanat tarihçisi olmasını çok isterdim doğrusu. Bütün o tasvirler, heykeller... Tek tek hepsinin hikayesini dinlemek isterdim.     Yaklaşık bir saat bazilikanın içinde gezdikten sonra hediyelik eşya bölümünden kendime Michelangelo'nun meşhur " Adem'in Yaratılışı " res...